EVLİLİKTE YAŞANAN TEMEL SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ

EVLİLİKTE YAŞANAN TEMEL SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERİ

Evlilikte yaşanan temel sorunlar ve çözümler hakkında bir çok yerde bir çok bilgiye rastlamak, özellikle son zamanlarda oldukça kolay bir şey. Evlilik tek başına öyle büyük bir kurum ki alışma süreci ve uyum sorunları beraberinde istenmeyen bir çok olayı getiriyor. Hadi gelin bu sorunların en temellerini ve de çözümlerini irdeleyelim.

Evliliğin İlk Yılında BOŞANMA:

Evlilikte yaşanan temel sorunlara geçmeden önce ilk değinilmesi gereken belki de bir kaçış olarak görülen evliliğin ilk yılında boşanmadır. En çok boşanma vakasının evliliğin ilk yılında gerçekleştiğini biliyor muydunuz? Peki nedir bu, daha dün birbirlerini deli gibi severek büyük bir istekle dünya evine giren çiftleri ayrılığa götüren? Biraz toyluk, biraz zora gelince kaçma isteği belki de biraz yapamamaktan korkma.. Aslına bakıldığında insan tek başına özgürlüğüne oldukça düşkün bir varlık ve geçmişten günümüze getirilen temel bazı yargılardan ötürü müdür bilinmez ama evlilik, iki tarafında kendi hayatlarını kısıtlama sürecine girmesi gözüyle bakılmakta.. Oldukça yanlış olan bu düşünce maalesef ki istatistiksel olarak da kanıtlanmış olan, çiftleri evliliklerinin ilk yılından boşanma sürecine sürüklemektedir.. Aslında bu noktada eğer ki hissedilen şey kısıtlanmak,zorlanmak ve benzeri duygular ise sakin düşünerek ve yavaş olan ama emin adımlar ile hareket etmek kişilerin evlilikleri için alabilecekleri en doğru karar olacaktır.

İşte evlilikte yaşanan temel sorunlar ve çözümleri;

1)Rekabet Duygusu:Çiftlerdeki rekabet duygusu olması gereken sınırlarda kalmadığı zamanlarda temel bir sorun haline dönüşebilmekte. Nedir bu rekabet? Evlilik kurumunda kadın ve erkek bireylerin birbirinden çok farklı yükümlülükleri vardır, ortak olan tek bir şey vardır ki o da birbirlerine karşı anlayış ve sevgi ile yaklaşmaları.. Günümüzde bakacak olursak eğer, hem kadın hem erkek eğer ki çalışıyorsa çevreden maalesef çok sığ bir düşünce olan ve de uluorta soruluveren “eee hanginizin maaşı daha yüksek bakalım?” sorusu eşlerde rekabet duygusunu kabartan en önemli etken. Eğer ki siz bir evlilik içersine girmişseniz unutmamanız gereken çok nadir noktalar vardır, bunlardan biri ise kesinlikle ama kesinlikle benim senin olmadığı.. Yani burada konu kimin daha yüksek maaş ile çalıştığı değil de evinize ne kadar maaş girdiği..Unutmadan söylememiz gerekiyor ki bir başkasının sizin hakkınızda söylediği ve de karşılıklı eşinizle sizi birbirinize dizginleyecek söylemlere takılmadan kendi yolunuzda ilerlemeniz gerektiğini kesinlikle unutmamalısınız..

2)Eşlerin Birbirlerini Küçük Düşürmeleri:Bir çok kaynakta özellikle kadınların yaptığı söylense de bu hayatta erkek ya da kadın değil insan olarak bakmak gerekiyor, ve her insanın da her davranışı sergileyebilme potansiyeli olduğu bilinmeli.. Bir başkasının ya da başkalarının yanında eşinizin yaptığı herhangi bir olay ya da söylediği bir cümle sebep gösterilerek “ya ne alakası var?”, “sende amma saçmaladın ha!”, “İşte bu hep böyle biliyor musunuz?”, “Neden bu şekilde davranıyorsun el alemin yanında?”.. ve benzeri serzenişte bulunmanız aranızda oluşacak bir başka soruna örnek.. Peki eşler hiç mi birbirinin yanlış, eksik ya da sorunlu kısımlarını düzeltmek için karşısındakine bir şey demeyecek? Hayır, tabi ki de eksikler, yanlışlar giderilmek için karşılıklı konuşma ve de saygı çerçevesi içerisinde dile getirilecek..Ancak bunun yeri üçüncü şahısların bulunduğu ortamlar değil..

3)Kadın/Erkek Farklılıkları: Evliliklerde en çok pas geçilen konu kesinlikle kadınların ve erkeklerin bir çok konuda birbirinden oldukça farklı olmaları.. Öncelikle şunu bilmelisiniz, iki farklı kadının ya da iki farklı adamın dahi aynı konuya karşı bakış açıları farklılık gösterebiliyorken, doğaları farklı olan kadın ve erkeğin bir konu karşısında aynı bakış açısıyla kalabilmesini ya da düşünebilmesini beklemek oldukça yanlış olacaktır.. Unutmayın hayattaki zıtlıklar birbirleriyle oldukça uyumludur bundandır ki erkekle kadını bir araya getiren duygular.. bundandır ki evliliği çekici kılan..

4)Yaşanan Bir Sorunu Çok Sonra Çözmeye Çalışma: Maalesef ki en küçük sorunlar bile, yaşanıldığı an değil de günler haftalar belki de aylar sonra karşı tarafın önüne getiriliyor ve bir nevi hesap soruluyorsa işte bu har iki taraf içinde, işin içinden çıkılamayacak bir hale girmesini sağlıyor.. Bir olay, küçük ya da büyük fark etmiyor, bir olay ne zaman yaşandıysa o an konuşulmalı ve o an bir çözüme gidilmeli.. O an üzerine gidilmeyen ve de konuşulmadan üzeri kapatılan her olay bir gün bir tarafın canını sıkacak ve de sonucunda bir tartışma ortamı oluşturacak.. Unutmayın insanlar konuşarak anlaşan varlıklar..

5)Unutulmaması Gereken Bazı Gerçekler:Yukarıda söylediğim sözün(Kadın erkek ayırmadan her insan her davranışı sergileme potansiyeline sahip..) arkasında olmakla beraber, bazı gerçekler vardır ki tamamen kadın ve erkeklerin kendi doğalarından gelen durumlardır. Örneğin ortalamaya göre erkekler daha mantıksal bireylerken, kadınlar daha duygusal bireylerdir.. Romantiklik her insanda farklılık gösterdiği gibi kadın ve erkek arasında da farklılık göstermesi kadar doğal bir durum yoktur.. Yine çoğunluk adına konuşmak gerekirse kadınlar, erkeklere oranla daha çok konuşabilme yeteneğine sahiptir ve de erkeklerde kadınlara oranla karşısındakini daha az anlama sorununa sahiplerdir.. Kadınlar erkeklere oranla kurulan bir cümleyi daha detaylı incelerken erkekler o cümleyi duyarlar, cümlenin ne demek istediğini görürler ve geçerler yani kadınlar kadar irdelemezler..

Ayrıca es geçilmemesi gerekn bir diğer gerçek ise, çocuk sahibi olduktan sonra dengeyi maalesef ki tutturamayan kadınlar için geliyor.. Çocuğunuz sizin hayatınızı uzun zamandır paylaştığınız eşiniz değil aynı zamanda eşiniz de sizin çocuğunuz değil.. Her ikisi içinde verilmesi gereken değerler oldukça başka olmakla birlikte yükümlülük değil evlilikteki ana amaçtır..

6) Birbirinin Annesi ya da Babası Olma: Belki de en büyük yanlışlardan, sorunlardan biri.. Evlilik kurumuna giriş yaptıktan sonra kimse kadınlardan karşısındakine annelik ya da kimse erkeklerden karşısındakine babalık yapmasını beklemiyor.. Siz birbirinizin eşisiniz.. Ne anne ne baba ne kardeş.. Siz karı kocasınız ve birbirinizin hayatlarında olma amacınız aşkınızı, sevginizi yaşamak ve üremek bunu unutmamalısınız.. Karşılaştığınız sorunlarla, anne baba edasıyla değil hayatlarınızı paylaştığınız diğer yarınız edasıyla savaşmalısınız.. Hasta olduğunuz zaman birbirinize, ebeveyn değil de hayatındaki kadın ya da hayatındaki adam kavramını yaşatmalısınız.. Unutmayın siz ne annesiniz ne baba.. Siz bu hayatta birbirinizin yarısısınız..

7)Empati Yapmama: Bir durum yaşanacağı zaman, eğer ki bu durum size yapılmış ya da sizin karşınızda yapılmış olsaydı hoşunuza gider miydi? önce bu soruyu kendinize sormalısınız ve cevabı “hoşuma gitmezdi” olan her davranıştan uzak durmalısınız.. Ya da karşınızdakinin yapacağı bir şeyi, bir sebep belirtmeden istemediğinizi dile getirmeden önce de kendinize bu şekilde izin verilmese ya da engel olunmaya çalışılsa ne hissederdiniz? eğer ki düşüncesi bile hoşunuza gitmiyorsa, biraz daha ılımlı yaklaşmalısınız olaylara…

8)Değer Yargılarına Önem Vermemek: Her bireyin değer verdiği şeyler farklıdır.. Bu ister özel hayatta, ister sosyal hayatta, ister de evlilik hayatında olsun.. Önemli olan değer verilen şeylere duyulması gereken saygı.. Siz bir şeyi sevmiyorsunuz ya da çok seviyorsunuz diye karşınızdakinin de kesinlikle sizin düşüncenize katılması gerektiğini düşünmemelisiniz. Siz birer bireysiniz ve durumlara karşı düşünceleriniz, bakış açılarınız oldukça farklı.. Değer yargılarınıza özellikle önem vermelisiniz ve de es geçmemelisiniz ki, evliliğinizi karşılıklı anlayış içerisinde yürütebilin..

9) Saygı: Son ve en can alıcı nokta.. Aşk sevgi para pul.. hepsinden önce gelen hatta hepsini bir tarafa atan gerçek.. Saygı göstermek, saygı duymak.. Bir ilişki ne zaman biter? sorusuna yanıt kesinlikle çiftler arasındaki saygı duygusu tükendiği zaman biter demek doğru olacaktır.. Bu konuda unutmayın ki karşınızdaki insan bir şeyi yapıyorsa bir sebebi olduğu için yapıyordur o an için saygı duyun ve bu saygı çerçevesi içerisinde konuşmalarınızı gerçekleştirin. Bu demek değil ki siz hoşunuza gitmeyen bir durumu eşinizle paylaşamayacaksınız.. Aksine saygı içerisinde uzun uzadıya konuşmalısınız ki yukarıda belirttiğim sorunları yaşamayasınız..

Umuyorum ki evlilik kurumunda yaşanan temek sorunlara yaklaşımımızdan çıkaracağınız sonuçlar bundan sonraki hayatınızda, yaşayacağınız sorunlara karşı düşüncelerinizi bir nebze de olsa değiştirip güzelleştirebilir.

 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Alışveriş Bağımlısı Olabilirsiniz!

Evlilikte Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Yolları – Dr.Psk.Zeynep TEKİN …” >Evlilikte Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Yolları – Dr.Psk.Zeynep TEKİN …

Evlilikte Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Yolları. … Çiftlerin çatışmaya sokan temel durumlar şu şekilde özetlenebilir, İlişkideki görev dağılımı ve sorumlulukların …

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Boyun Fıtığı Nedir? Tedavisi Nasıl Olur?

Bir önceki yazımız olan ARKADAŞLARLA İLİŞKİLER NASIL GELİŞTİRİLİR? başlıklı makalemizde Arkadaşlarla İlişkiler ve Fikir Ayrılıkları hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yazın