Sedef Hastalığı Nedir? Sedef Hastalığı Kabusunuz Olmasın.

 Sedef hastalığı nedir?  Diyenler ve daha hiç bu hastalık hakkında bir bilgisi olmayanlar için sedefin, belirtileri, nedenleri vb. konular hakkında kısaca bilgi verelim.

             Sedef hastalığı; bir tür deri hastalığıdır. “Psoriasis” olarak da bilinmektedir. Fakat halk arasında “Sedef ” adı çok sık kullanılmaktadır. Sedef hastalığı gündemde çok sık görülen deri hastalıklarından bir tanesidir. Gündeme çok sık gelişinin sebebi ise göze çok batan belirtileri ve tedavisinin çok zor oluşudur.

             Sedef hastalığının; “sedef” isminin almasının nedeni ise pembemsi-kırmızı hafif kabarık yüzeye yerleşen beyaz parlak ve iri kuru kepek olmasıdır. Klinik biçimlerde ortaya çıkarak, tekrarlama vakası çok sık görülmektedir. Sedef hastalığından dolayı oluşan yaraların çok tipik olması nedeniyle teşhis koyması oldukça kolaylaşmıştır.

 Sedef hatalığının belirtileri nelerdir?

             Sedef hastalığının belirtileri,  tanımlanabilecek net bir belirtileri bulunmaktadır. Çünkü sedef hastalığının değişik şekilleri ve türleri bulunmaktadır. Her yaş grubuna göre değişim gösterdiği cilt ve deri hastalıkları uzmanları tarafından açıklanmıştır. Sedef hastalığının çocuklarda; kırmızı renk kepek belirtileri vardır. Yetişkinlerde de sedef hastalığının tüm belirtileri görülmektedir. Sedef hastalığı belirtilerini gösterdikten sonra kabarıklar git gide büyüyerek genişler ve kabuklanmalar oluşur.

            Yaşlılarda ise kabarıklar büyük çapta oluşarak deriyi kaIınlaştırır. Deri üzerinde; sınırları belli, pembe renkli plak üzerinde ise gümüş rengine benzeyen kabarıklar belli belirsizdir ve kurudur. Eğer kabarıkların kaldırılması veya kazınması durumunda kanayan noktalar meydana gelir. Tırnaklarda belirtileri ise; tırnak yüzeyinde küçük çukurlanmalar oluşarak, tırnak yatağından ikiye ayrılır. Bunun sonuncunda da Sürekli kırılan, kalınlaşan ve sararan tırnaklar görülür. Eller, deriye sürtüldüğü zaman da toz gibidir.

sedef hastalığı 4
Tırnakta Görülen Sedef Hastalığı

             Ayrıca kasıklarda, koltuk altında, genital bölgelerde sedef hastalığının belirtileri ortaya çıkmaktadır. Eklem iltihaplanmaları da çok sık görülen belirtiler yer almaktadır. Sedef hastalığına yakalanan bazı kimseler de ise, eklem iltihaplanmaları hareket kısıtlılığına neden olmaktadır. Zaten eklem ağrısı da sedef hastalığı olan hastaların en büyük şikâyetleri arasında yer almaktadır.

 Sedef hastalığı en çok kimlerde görülür?

             Sedef hastalığının ne kadar zor bir hastalık olduğunun öğrenenler endişeye kapılarak daha çok kimlerde görülür? Diye telaşlansalar da, aslında her yaş gurubu bu rahatsızlığın tehdidi altındadır. Sedef hastalığı çocuklarda, yetişkinlerde bay bayan olmak üzere her yaş kesiminde görülmektedir. Fakat her yaş türüne göre tipleri bulunmaktadır.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  OLUMLU DÜŞÜNME TEKNİKLERİ

             Sedef hastasında derideki kızarıklıklar üzerinde beyaz renkte kabuklanmalar olan kronik deri hastalığı en çok çocuklarda ve yetişkinlerde görülmektedir. Bu rahatsızlık kadınlar ile erkeklerde eşit oranda görülmektedir. Çocukluk çağında başlamak üzere her yaşta gelişen bir deri hastalığıdır. 16 yaşları ile 60 yaşları civarında her yaş grubunda istem dışı görülen deri hastalığıdır. Çocuklarda çok az görülse bile, çocuklukta tedavisi yapılmayan sedef, yetişkinlikte daha zorlu bir tedavi sürecinden geçer. Bu sebepten dolayı çocuklukta meydana gelen sedef, çocukları hem psikolojik yönden, hem de fiziken daha çok etkilenmelerine neden olmaktadır.

 Sedef hastalığının nedenleri nelerdir?

            Aslında sedef hastalığının kesin bir sebebi bilinmemektedir. Hastalığın genetik yakınlığı olan kişilerde ve çevresel bazı zararlı faktörlerin etkisiyle ortaya çıktığı söylenmektedir. Sedef hastası olan kimselerin çoğu kısmının kan bağı olan yakınlarında da olduğu görülmektedir. Fakat sedef hastalığını oluşturan ve artıran bazı bilinen faktörlerde vardır. Bunların en başında stres, treptokok infeksiyonlar, travma, kullanılan bazı ilaçlar ve klinik şekillerdir.

  Sedef hastalığın vücudun hangi bölgelerinde oluşmaktadır?

sedef hastalığı 2
Sedef Hastalığının Görüldüğü Bölgeler

            Sedef hastalığı; vücudun belli bir yerinde olmayıp birçok yerinde oluşmakta ve dağılmaktadır. Özellikle baş kısmında daha sık olduğu görülmektedir. Bazen sadece saçlı olan deriyi etkilemektedir. Ciltte oluştuğu gibi saçlı olan deriyi tamamını veya küçük bir kısmının sarabilir. Belirtileri ise, kepeklenme tarzında pullanmalar meydana gelmektedir.

             Sedef hastalığının görüldüğü bölgelerden bir diğeri ise, kıvrım bölgeleridir. Kasıklar, koltuk altı, ayak parmak arası, makat bölgesi ve göğüs altı gibi kıvrım bölgelerde meydana gelirse, klasik gümüş renkli pullanma yerine, nemli kırmızı noktalar oluşmaktadır. Sedef hastalığının sık görüldüğü bölgelerden bir diğeri ise, tırnaklardır. El tırnakları % 50, ayak tırnakları da yaklaşık %35 oranında sedef hastalığına tutulmaktadır. Tırnaklarda toplu iğne başı büyüklüğünde çukurcuklar ile başlayarak tırnaklarda kalınlaşma ve tırnak altında kalın pullanmalar oluşur, tırnağın uç kısmının tırnak yatağından ayrılarak tırnaklarda sarı ve kahverengi tonlarında renk değişimi meydana gelmektedir.

             Sedef  sadece tırnaklarda çıkmışsa ve deride yaralar oluşmamışsa tanı koymak oldukça zordur. Tedaviye başlamadan önce sedef tırnağının mantar tırnağından ayrıcı tanısı yapılarak tedaviye başlanır. Sedef hastalığının avuç içlerinde ve ayak tabanlarında da oluştuğu görülmektedir. Ancak bu bölgeleri etkileyen iki farklı tip sedef vardır. Klasik görünüm tipi yoktur. Avuç içi ve ayak tabanına yerleşirse, teşhis konulması oldukça zorlaşır. Yaygın olarak kızarıklık, pullanma ve çatlamalar ayak tabanlarında oluşmaktadır. Avuç içinde ise kızarık yüzeyde sivilceye benzer yaralara gelişir. Bu şekle psoriasis denilmektedir. Bu tip sedef hastalığı çok inatçı olduğu için tedavisi yıllarca sürebilir.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  KİŞİSEL GELİŞİM VE YAŞAM KOÇLUĞU

Buraya tıklayarak Egzama Hakkında Ne Biliyoruz? adlı makaleyi de okuyabilirsiniz.

 Sedef hastalığının tanısı ve tedavisi
sedef hastalığı 3

             Sedef hastalığının tanısı ve tedavisi oldukça zordur ve uzun zaman almaktadır. Tanısı ağırlıklı olarak klinik bulgulara dayanılarak tanı konulmaktadır. Bazı yerleşimler ve tipik biçimlerde konulan tanıya, daha çok histopatolojik incelemeler yardımcı oluyor.

             Tedaviye başlamadan önce, hasta sedef hastalığı hakkında bilgilendirilerek, tedavi edilse bile tekrarlayabileceği söylenmelidir. Psikolojik yönden destelenerek tedaviye başlanmalıdır. Zaten tedavinin bir bölümü, hastaya cesaret ve destek vererek başlar. Doktorla hastalar için tedaviyi ayrı şekillerde belirleyebilir.

 Topikal tedavi

             Sedef hastalığında var olan, belirtileri tedavi etmek ve yan etkileri az olan ve deriye dıştan sürülen ilaçlar ile başlanır. Topikal tedavi yönteminde, önce kepek dökücü ilaçlarla deri temizlenir ve diğer kullanılan ilaçları etkinliği biraz daha artırılır. Derideki kuruluğu gidermek için nemlendiriciler kullanılır.

 Katran ile tedavi

             Sedef ; katranlar ile de tedavi edilebilir. Özellikle ardıç ağacı katranı ve taş kömür katranı tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Ancak tedavi yöntemlerini artması ile bu tipik tedavinin kullanımı azalmıştır.

 Kolsipotriol ile tedavi

             Katranlar göre kullanımı daha güzeldir. Uzun süre kullanılması durumunda oluşacak hiçbir yan etkisi yoktur.

 Fototerapi tedavisi

              Güneş ışığının sedef hastalığına olumlu etki ettiğini herkes bilmektedir. Sedef hastalığının belirtilerini çok fazla olduğu durumlarda ultraviyole ışını ile özel tedavi şekli uygulanır. Bu tip tedaviler bir ay sonrasında olumlu etki yapmaya başlar ve Türkiye’de yaklaşık 15 yıldır kullanılmaktadır.

  İklimsel tedavi

              Güneş ışınlarını sedef hastalığına olumlu sonuçlar etki ettiği için, sıcak havalarda dışarıda geçirerek güneş ışınlarından yararlanılmalıdır. Özellikle belli bölgelerde meydana gelen sedef hastalığı için özel sular ve kaplıcalar ve bölgeler bulunmaktadır. Bu özel yerlerde ve kaplıcalarda hem güneşi etkisi, hem de sudaki mineraller oldukça etkilidir.

  Sistematik tedavi

             Bu tip tedavide; sistematik ilaçlar kullanılır. Eğer hastalık ciddi derece de yaygınlaşmış avuç içi ve ayak tabanına kadar yayılmış ve kişiyi günlük faaliyetlerini engelliyorsa lokal tedavilere de yanıt vermiyorsa sistematik tedavi yöntemi uygulanır. Tedavinin başlangıcından itibaren psikiyatrist deneti altına alınması hastalığın olumlu sonuç göstermesine etki etmektedir.

Bir önceki yazımız olan Tourette Sendromu Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yazın