Sağlıklı Yaşam İçin 4 Ana Temel Madde

Sağlıklı Yaşam İçin 4 Ana Temel Madde

 

Sağlıklı yaşam çoğu insanın yapmak istediği, araştırmalarını yaptığı bir konudur. Hepimiz her gün internet sayfalarında, sosyal medyada bununla ilgili yazılara takılırız. İçeriklerine bakarız ve yarın yapmaya karar veririz, evet çoğumuz böyleyizdir fakat yaptığımız şey çoğu zaman karar vermenin ötesine geçmek. Oysa ne kadar önemli bir konudur sağlıklı yaşam.

Kanser riskinin arttığı, GDO’lu besinlerin tüketildiği bu dönemde; iş koşuşturması, okul, ev işi, o, bu, şu gibi nedenlerle sağlıklı yaşamayı çoğu zaman ihmal ederiz. Maalesef mide problemlerinin arttığı, gastroloji polikliniğinin boş kalamadığı, kilo probleminin hat safhalara çıktığı son günlerde, bizim kendimize dikkat edip sağlıklı yaşam gibi önemli bir konuyu ihmal etmememiz gerekmektedir.

Aklınızda oluşan soruları az çok tahmin edebiliyorum. Nasıl yapacağız bunu, hem de bu kadar koşuşturmacanın içerisinde? Çoğunuzun da bildiği gibi, düzenli beslenip her gün spor yaparak.

 

 

1.DENGELİ BESLENME

 

Çoğumuzun yapmakta oldukça zorlandığı ve öğünlerini abur cubur yiyerek geçirdiği bir durum. Çoğumuz özellikle de üniversite öğrencisi olup ailesinden ayrı yaşayanlarımız, sabahları okuluna kıla kıt yetişebilecekleri bir saatte uyanırlar. Sabah kahvaltısını atlatıp bir koşuşturma içerisinde okullarına varıp derslerine girerler. Öğretmenlerinin verdiği kısa aralarda, ellerine birer bisküvi, simit, ayran falan alıp karınlarını doyururlar. Bir nevi kahvaltı yaptıklarını zannederler. Oysa günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı atlamak hem kilo almaları açısından, hem de bağışıklık sistemini bozmaları açısından çok sağlıksız ve zararlıdır.

Sabahları domates, salatalık, zeytin, peynir gibi sağlıklı besinleri yiyip; karbonhidrat, protein ve vitaminleri vücuda depolamış vaziyette çıkmak varken; okula gelip bisküvi yedik ve vücudumuza sadece yağ ve karbonhidrat depolamış olduk. Tabi bu şekilde yaptığımız bir kahvaltı bizi birkaç saate kalmadan tekrar acıktırıyor malesef ve biz yine zamansızlık problemiyle hamburger, kola, cips falan yiyerek öğle yemeğini de atlıyoruz. Ailesinin yanında yaşayanlar olsun, öğrenciler olsun veya hiç fark etmez bir başkası olsun; öğle yemeğini evimizde geçiremediğimizden hep böyle yapıyoruz, itiraf edin. Hatta ve hatta anneler, evde kimse yok diye bir şeyler atıştırıp öğün atladığınızı bence siz de itiraf edin.

Öğlen yemeğinin sabah kahvaltısı kadar önemli olduğunu size söyleyemem ama bence siz yine de sağlıklı yaşam için abur cubur yemeyin, hele ki saçma bir kahvaltı yapmışsanız. Öğlen yemeğinde, ev yemekleri yapan bir yere gitmeyi tercih etmelisiniz. Üniversite öğrencileri de yemeklerini yemekhanede yemeliler. Aksi takdirde işiniz zor doğrusu. Yine gider bir öğün.

Akşam yemeğinde tüm aileyi bir arada görmek isteyen babalarımız sağ olsun, biz Türklerin akşam yemeği atlama durumu pek olmuyor maalesef. Baba o masanın başına geçmiş, herkes buraya gelecek diyorsa herkes oraya gidecektir. Feministler kızmasın sakın, ben çocukların sofraya geçmesi açısından dedim. Fakat bu konuda da aksattığımız diğer şey, günün bütün öğünlerinin acısını çıkarırcasına yediğimiz yağlı yemekler ve dilim dilim ekmekler.

Bir gün içerisinde en çok yemek yemeniz gereken öğün kahvaltı, en az yemek yemeniz gereken öğün ise akşam yemeğidir. Yağlı yemeklerin vücudumuza verdiği bir sürü zararın yanı sıra kilo almamızda da büyük etkendir ve son derece sağlıksızdır. Annelerimiz gücenebilir fakat akşam yemeklerinde, ailenizin isteklerine kulak asmayıp yağı en aza indirgenmiş sebze yemekleri yapmanızı tavsiye ediyorum. Biz hiç mi mantı yemeyeceğiz, hiç mi yaprak sarma sarmayacağız demeyin, tabi ki yiyin ama öğlen yemeğinde, akşam yemeğinde değil.

Diğer bir husus ise, ara yemekler. Çoğumuzun haberinin bile olmadığı, ne gerek var canım, diye düşündüren sevgili ara yemeklerimiz. Oysa bilmediğiniz şudur ki, onlar ne kadar kıymetlidir. Bakın sevgili okuyucular, eğer ara yemek tüketirseniz, diğer öğünlerde tüketecekleriniz son derece az ve sağlıklı olacaktır. Kilo problemi yaşayan okuyucularımız eğer beni dikkate alırlarsa, kilo kaybetmeye de başlayacaktır.

Sabah kahvaltısından 2 saat sonra yiyeceğiniz herhangi bir meyve, öğle yemeğinden sonra tüketeceğiniz ceviz ve akşam yemeğinden sonra içeceğiniz bir bardak sütün size ne kadar faydası olduğunu anlata anlata bitiremem. Sağlıklı yaşam için vazgeçilmez hususlardan bir tanesidir ara yemek ve şu üstte saydığım besinler var ya, sizi öyle hastalıklardan korur ki; biraz araştırsanız şaşırıp kalırsınız ben eminim.

O zaman sağlıklı yaşam için olmazsa olmaz bir hususu daha sizinle paylaşayım. Hatta büyük harflerle yazayım. ÜÇ BEYAZ: UN, ŞEKER VE TUZ. Çoğunuz tuzsuz yemeğin, şekersiz çayın tadını alamam, boşuna konuşma onlardan vazgeçmem diye düşünebilir, bu yazıyı burada terk edip gidebilirsiniz. Siz bilirsiniz, ben yine de açıklayacağım. Siz sevgili üç beyaz ya da uzmanların değimiyle üç zehir tüketicileri, ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunuzu bilmemektesiniz. Siz kilo kaybederken üç beyazdan uzak durmazsanız vücudunuzun sarkacağını hepiniz bilirsiniz fakat sağlıklı yaşam içerisinde üç beyazdan uzak durmanın ne kadar önemli olduğunu bilmezsiniz. Elbette bilmezsiniz ama ben de burada size bunu açıklamak için varım değil mi?

Sevgili okuyucularım üç beyaz, beyaz olduğuna bakmayın çok tehlikelidir. Unun içerisinde bulunduğu ürünler, vücudunuzu hatta bazı organlarınızı yağlandırır. Şeker sivilce ile sevgilidir. Tuz da gözlerinize vereceği zararı hiç umursamadan sizlere muhteşemliği hissettirir. Siz siz olun, diğer bütün yazdıklarımı umursamasanız bile buna dikkat edin. Üç beyazdan durabildiğiniz kadar uzak durun.

 

Dengeli beslenme konusunda daha ayrıntılı bilgi için sağlıklı beslenme nasıl olmalıdır adlı yazımı da okuyabilirsiniz.

 

 

2. SPOR YAPMA

Sağlıklı yaşamda dengeli beslenme hakkında yeterince konuştuk. Bir de spor üzerine konuşalım. Aman efendim, ben her sabah işe zor yetişiyorum, zaten sabahın köründe işe gidiyoruz. Eve geliyoruz ailemizle mi ilgilenelim sporla mı? diye düşünebilirsiniz. Haklısınız da, sabah 8 akşam 4 çalışan bir aile babasının veya annesinin; uykuya, çocuklarıyla zaman geçirmeye ihtiyacı vardır elbette ama yarım saatten bir şey kaybetmezsiniz değil mi?

Her gün bilgisayar başında harcayacağınız vakitten yarım saat kırıp, çocuklarınızla veya eşinizle yürüyüşe çıkabilirsiniz. İşte zaten yoruluyorum demeyin, bu sizin sağlığınız için de, ailenizin sağlığı için de gerçekten önemlidir. Her gün yarım saat yürümek, imkanınız varsa koşmak, hatta daha ihtiyacınız varsa her gün birkaç saat spor salonunda bulunmak vücudunuza o kadar iyi gelecektir ki… Hem vücudunuz sizinle barışacak, aldığınız kiloları verecektir; hem de sıkılaşmanıza yardımcı olacak verdiğiniz kiloları almamanızı sağlayacaktır. Yalnızca kilo için de değil, spor yapmak, dengeli beslenmek size uzun soluklu bir yaşam vaad edecek, sizleri kanserden ve diğer hastalıklardan koruyacaktır.

 

 

3. DÜZENLİ UYKU

Düzenli uyku sağlıklı yaşamın farzıdır. Eğer sağlıklı yaşamak istiyorsanız, günde 7-10 saat arasında uyumalısınız. Azı size yetmeyeceği gibi fazlası da beyniniz açısından zararlıdır. İyi uyumak beyninizin hafıza merkezini kuvvetlendirecektir. Diğer organlarınıza da iyi gelecek, sizi bütün bir gün enerjik ve zinde tutacaktır. Mutsuz, somurtgan biri olmak istemezsiniz değil mi? İyi uyku sizde mutluluk hormonu da salgılayacaktır.

 

 

4. ALKOL VE SİGARADAN UZAK DURMAK

Bütün bu yukarıda saydıklarımı yapıyor olabilirsiniz fakat alkol ve sigaradan uzak durmadıkça, kansere, siroz’a, koah’a büyük bir davetiye verdiğinizi hatırlatmak isterim. Sağlıklı yaşam için en önemli kuraldır. Kıymetli ciğerlerinizi cezalandırdığınız sigara dumanı sizi görünüşte rahatlatsa da, aslında size inanılmaz zararlıdır ve sizleri adeta himayesine alır.

Bütün kötülüklerin babası alkol ise, sizin yanınızda sevdiklerinize de zarar verir. Alkolik bir adamın, karısı ve çocukları da asla mutlu olamadığı gibi, bir de ileri ki yıllarda vücudunuza verdiği hasarın ödülü hastalıklarınızla baş etmek zorunda kalacaktır aileniz. Onlara ve vücudunuza bu kötülüğü yapmayın ve şimdiye kadar kullandıysanız bile, hemen bugün bırakın. Demesi kolay diyorsanız, kendinize en yakın hastaneye gidin ve alkol tedavisine başlayın. Kendinizi ve hayatı seviyorsanız, alkolden uzak durmalısınız.

Sigara ve alkol size anlık rahatlamalar dışında hiçbir şey getirmez ama sizden ve sevdiklerinizden birçok şey götürür. Konuşulanları dikkate alın, alkol ve sigaradan uzak yaşayın. Bunu kendinize ve sevdiklerinize borçlusunuz.

 

TAVSİYELER:

 

En bilindik yemeklerimize bile, GDO’nun, trans yağın, ilaçların girdiği şu dönemde oturup biraz düşünün. Biraz da kendinize zaman ayırın. En basitinden ekmek almaya kendiniz gidin, oturduğunuz odada şişe bulundurmayın ki her susadığınızda mutfağa kadar yürüyün. İşe yürüyerek gidin, kahvaltı edebilmek için yarım saat daha az uyuyun. Bunları rutininiz haline getirin ve rutinlerinizi ihmal etmeyin. İleride sizi bunları yapmadığınıza pişman edecek bir kemoterapiyle karşılaşmamak adına, baştan çalışın ki meyvelerini yaşınız ilerlediğinde hissedin.

Hazır çorbalardan, makarnalardan uzak durun. Çorbanızı kendi ellerinizle yapın. Kola, cips, hamburger, patates kızartması gibi sağlıksız yiyecekleri olabildiğine hayatınızdan atın. Üç beyaza dikkat edin, acıktığınızda eğer öğününüze daha varsa meyve yiyin. Sağlıklı bir siz için, bunları yapmak zorundasınız. Günler ilerliyor ve siz her yeni gün bir daha yaşlanmış oluyorsunuz. Yaşlılığınıza bu söylediklerimi borçlusunuz.

Bir önceki yazımız olan Saç Dökülmesi Nedenleri Ve Engellemek İçin Pratik Öneriler başlıklı makalemizde Sac Dokulmesi, saç dökülmesi nedir ve saç dökülmesi tipleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Cevap Yok

Yorum Yazın