Şarbon Nedir? Korunma Yolları Nelerdir?

Şarbon Nedir? Korunma Yolları Nelerdir?

 

Son dönemde gündemi meşgul eden ve son derece ciddi bir hastalık olan şarbon, erken teşhis edilerek ilerlemeden tedavi uygulanmaması durumunda ölümle sonuçlanabilen bir hastalık olması itibariyle zihinlerde önemli soru işaretleri yaratmış durumdadır. Bu hastalık hakkında bilinmesi gereken en önemli konular arasında hiç şüphesiz hastalıktan korunma yolları gelmektedir.

 

Şarbonlu olduğu konusunda şüphe söz konusu olan ya da şarbondan ölen hayvanlar kesinlikle kesilmemelidir. Bu hayvanların derileri asla yüzülmemeli ve etleri hiç bir şekilde tüketilmemelidir.

Şarbondan ölmüş durumda olan hayvanlar 2 metre derinliğe sahip olan çukurlar açılarak içine gömülmelidir. Şarbon hastalığı taşıyan hayvanların bulundukları yerler ve taşınmış oldukları nakil araçları iyice temizlenmeli ve de bu araçlar kesinlikle dezenfekte edilmelidir.

 

Şarbon hastalığı bulaşmış olan hayvanların temas etmiş olduğu tüm yem maddeleri ve de altlıklar, gübre gibi bulaşık olan materyaller yakılmak suretiyle imha edilmelidir. Riskli bölgelerde bulunan hayvanlar ise şarbona kesinlikle karşı aşılattırılmalıdır. Çünkü aşı şarbon mikrobunun hayvana bulaşması için koruyucu bir özellik taşımaktadır.

Şarbon hastalığına karşı en etkili yöntem hastalığa karşı koruyucu önlemler almaktan geçmektedir. Çünkü öldürücülüğü oldukça yüksek olan bir hastalık olan şarbonda erken tedavi her ne kadar olumlu bir etki yaratsa da ölümle sonuçlanma olasılığı oldukça yüksektir.

 

Bu bakımdan koruyucu önlemler ciddi bir önem teşkil etmektedir. Hastalığa karşı alınan önlemler hastalığın önüne geçilmesinde oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Bu yüzden şarbon hakkında bilinmesi gereken en önemli konu olarak koruyucu önlemlerin neler olduğu konusu gelmeli ve bu soruya alınan cevaplar dikkate alınmalıdır. Alınacak önlemler hem hayvanların hem de insanların bu hastalıktan korunabilmesi bakımından hayati önem taşımaktadır.

 Şarbon Nedir?

 

Şarbon hastalığı nedir sorusuna cevap olarak bu hastalığın ot yiyen hayvanlara temas edilmesi durumunda bulaşabilen ve ölümle dahi sonuçlanabilen oldukça tehlikeli bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Bacillus antracis olarak adlandırılan bir bakteri türünün neden olduğu bir hastalığın en önemli kaynağı meralar ve topraktır. Şarbon hastalığı ot ile beslenen (otobur) ; manda, sığır, keçi, deve, koyun, at, domuz gibi hem evcil olan hem de yaban hayvanlarda görülen bir hastalıktır. Ayrıca insanlarda da görülebilmektedir.

 

Ancak şarbon hastalığına en duyarlı olan hayvanlar arasında sığırlar, keçiler, atlar ve koyunlar yerini almaktadır. Bu hayvanlarda ani olarak ortaya çıkan şarbon hastalığı bu hayvanlarla temas eden ya da etini tüketen insanlara da bulaşmaktadır. Temasla bulaşabilen bu bakteri ayrıca solunum yoluyla bulaşması halinde çok önemli ölçüde bir tehlike arz edebilmektedir. Bu hastalığın ciddi bir tehdit oluşturmasının önüne geçilmesi için bir aşı geliştirilmiş olup etkisinin %90 üzerinde koruyucu olduğu düşünülmektedir. Dünya üzerinde tamamıyla ortadan kalkmış bir hastalık olmamasına rağmen şarbon vakalarının görülmesinde ciddi bir azalma söz konusudur. Özellikle de Akdeniz ülkelerinde çok daha fazla görülebilen şarbon, Türkiye’de toplam olarak sayıları 150’ye varan kişide şarbon hastalığı olduğu düşünülmektedir.

 

 Şarbon Belirtileri Nelerdir?

 

   Şarbon mikrobunu taşıyan hayvanların ölmeleri neticesinde toprakta veya meralık alanlarda ölülerinin insanlar tarafından bırakılması halinde bu ölü hayvanların yırtıcı kuşlar ve ya diğer yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanması durumunda sel ve yağmur suları ile ve ya kuşlar aracılığıyla mikrobun toprağa ve ya meralara nakli söz konusu olmaktadır. Ayrıca kan emici sinekler vasıtasıyla da yayılabilen şarbon mikrobu, insanlarda deri, akciğer ve sindirim sistemi şarbonu olmak üzere 3 tipte kendisini gösterebilmekte olup bu hastalığın belirtileri hayvanlar ve insanlarda ise benzerlik gösteren belirtilerle ortaya çıkmaktadır.

 

Deri şarbonu belirtileri; deri üzerinde meydana gelen sıyrık, çizik ve yaralara, şarbonlu hayvanlardaki bakterilerin insan derisiyle teması neticesinde girmesi neticesinde kendini gösteren ve en fazla görülen şarbon hastalığı tipi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca yine insanın hastalıklı olan hayvanın kanına ve etine temas etmesiyle bakteriler bulaşabilmektedir.

Bakterinin insana bulaşmasından sonra belirtilerin ortaya çıkması 1-ila 10 günlük bir zaman diliminde gerçekleşir. Hastalığın bulaştığı kişinin cildinde yaralar oluşur. Bir kaç günlük zaman dilimi içerisinde oluşan yaranın içerisinde 1 ila 3 cm boyutta siyahlık meydana gelir. Oluşan bu yara ağrısız olup çevresi tahta gibi sert ve de şişkindir. Bu hastalık tipinde kişide ateş yükselir, bulantı ve beraberinde kusma belirtileri kendini gösterir. Tedavi edilmemesi durumunda hastalık ilerleyerek bulaşmış olduğu kişinin ölümüne neden olabilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Akciğer şarbonu belirtileri; solunum yoluyla vücuda giren şarbon mikrobu, akciğerlere yerleşerek yara oluşumuna neden olur ve nefes almada sorunlar oluşur. Mikrop vücuda yerleştikten sonra, bir haftalık bir zaman dilimi içerisinde hastalığın belirtileri kendini göstermeye başlar.

Hastalık ilk etapta kendisini soğuk algınlığı gibi belirtilerle göstermeye başlar. Bir kaç gün sonrasında ise ateş ciddi bir şekilde yükselir. Lenf bezlerinin şişmesiyle nefes almada güçlük meydana gelir. Hastada şok ve koma durumu gelişebilmektedir. Akciğer şarbonu olan hastalar, erken tedavi edilmemeleri halinde onlar için ölüm artık kaçınılmaz bir durum haline gelir.

 

Sindirim sistemi şarbonu; Sindirim sitemi şarbonu, hasta hayvanın etinin yenmesi neticesinde bulaşır ve kendini gösterir. Etlerin iyice pişirilmemesi ve ya çiğ olarak yenmesi, bu hastalığın ortaya çıkmasında önemli bir unsur oluşturmaktadır.

Bu şarbon tipi en ölümcül olanıdır. Bunun en önemli nedeni ise sindirim sisteminde kanamalara neden olmasıdır. Hastalığın belirtileri kanlı dışkı ve kan kusma olarak ortaya çıkmaktadır. Bu hastalık tipi çok hızlı ve ağır seyretmektedir. Bu durumda hasta kısa zaman diliminde şoka girer. Erken tedavi edilmesi durumunda bile bu hastaların büyük bir çoğunluğunu kurtarmak mümkün olmayabilmektedir.

 

Nasıl Bulaşır?

 

Ölümcül sonuçlar doğurabilen ciddi bir sağlık sorunu olan şarbonun çeşitli bulaşma yolları bulunmaktadır. Şarbon hastalığı olan hayvanlarla doğrudan temas edilmesi durumunda ve ya dolaylı olarak temasın olması halinde hastalık bulaşabilmektedir. Şarbon hastalığı bulaşmış olan hayvanın etinin tüketilmesi ya da bu hayvanın kesimi esnasında temasın olması hastalığın bulaşma yollarından biridir. Hasta hayvanların yünlerinin, derilerinin ve de kıllarının sanayi ürünlerinde kullanması halinde hastalık bulaşabilmektedir. Şarbon hastalığının ortaya çıktığı bir ülkede hayvan ve hayvan ürünlerini almak hastalığın bulaşma yolları arasındadır. Bir başka bulaşma yolu ise gerçekleştirilen laboratuvar çalışmaları esnasında dikkatsiz davranılması halinde şarbon mikrobu için bulaşma ortamı söz konusu olabilmektedir.

 

 Tedavisi Nedir?

 

Ciddi bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkan şarbon’un erken dönemde teşhis edilmesi tedavi edilebilmesi için büyük bir önem taşır. Çünkü yalnızca erken teşhis edilmesi halinde bu hastalığa yakalanan kişilerin tedavi edilerek iyileşebilme şansının varlığı söz konusudur. Bu hastalığın tedavi yöntemi antibiyotik tedavisi uygulanmasıdır.

Akciğer şarbonu olan hastalara yüksek dozlu antibiyotik tedavisi uygulanır. Antibiyotik tedavisi sürecinde gerçekleştirilen testler neticesinde şarbona sebebiyet veren bakterinin halen vücutta varlığını muhafaza edip etmediği durumunda tedavi sonuç vermektedir.

Deri şarbonu hastalığı söz konusu olan kişilere uygulanan tedavi yöntemi ise, yaraların oluştuğu bölgeye pansuman uygulanması şeklindedir. Deri şarbonunda cerrahi operasyona ihtiyaç duyulmaz. Deri şarbonu hastalığı insandan insana bulaşma göstermediğinden dolayı hastanın aynı ortamda bulunduğu yakınlarına herhangi bir tedavi uygulanmasına ihtiyaç olmamaktadır.

 

Bir önceki yazımız olan Kalp Yetmezliği Nedir? Nasıl Önlenir? başlıklı makalemizde kalp yetmeliği belirtileri, kalp yetmezliği ve kalp yetmezliği nedenleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yazın