Özgüven Ve Girişimcilik

Özgüven Ve Girişimcilik birbirini tamamlayan iki özelliktir. Kişi, günlük yaşamında kendine güvenmediği müddetçe başarılı olamaz. Gerek çevresel eleştiriler, gerekse maddi imkanlar kişiyi yapacağı işten soğutmaya yönelik tutumlara itebilir. İnsanın, içinde barındırdığı başarı hissine özgüven diyebiliriz. Yani en basit tanımıyla özgüven, kişinin içindeki “yapabileceğine inanma” duygusudur. “Ben bunu yapabilirim.”, “Başarılı olabilirim.”, “Kaybetsem dahi tekrar dener bu sefer başarırım, pes etmem.” özgüvenin cümlelerindendir. Kısaca özgüveniniz içinizde size “Başarabilirsin.” diyen sestir. Ancak bu sese sahip olmak herkes için kolay değildir.

Özgüven aslında en kırılgan duygulardan biridir. Özellikle bazı toplumlarda, bazı cinsiyetler, bazı özellikteki kişiler hep kendilerini sorgulama, yetersiz olma, başaramama hisleriyle baş etmek zorunda kalır ya da bırakılır.

Özgüveni üzerinde çalışmış, kendi özgüvenini oluşturmuş insanlar ise, ne işe girerlerse girsinler yapabilecekleri duygusunu hissederler. Özgüven sahibi olmak demek başarılı olmak demek değildir. Aslına bakılırsa, özgüven duygusuna sahip olmak demek başarısız olma riskinin olduğunu bilmek ve buna rağmen denemekten çekinmemek demek. Kendine güveni olan kişi, sağdan soldan gelen olumsuz etkilere rağmen başaracağına inanan kişidir.

Özgüven İnsana Neler Yaptırabilir?

ozguven-ve-girisimcilik-2

Herkesin bildiği meşhur bir hikaye vardır. Öğrencinin biri matematik dersinde uyuyakalır ve uyandığında yazı tahtasında bir problem görür. Bu problemi ev ödevi zannederek defterine not alır. Gece boyunca problemi çözmek için uğraşır ve nihayet çözer.

Sonraki derste hocasına gösterince hocası çok şaşırır. Çünkü örnek vermek için yazdığı bu problem daha önce çözülemeyen bir matematik problemidir. İşte bu problemi o öğrenciye çözdüren güç, bunu o kişinin yapabileceğine olan inancıdır, yani özgüvenidir. Eğer öğrenci derste uyumasaydı ve dersi takip etseydi, o problemin çözülemeyen bir problemin örneği olduğunu bilseydi, özgüveni kırılacaktı ve çözmek için hiç uğraşmayacaktı.

Özgüven Ve Girişimcilik İle Çevresel Faktörlerin Etkisi

Çevresel faktörler özgüvenimizi etkileyebilir. Bizim insan olarak en büyük sorunlarımızdan bir tanesi de, çevresel faktörlerden olumsuz etkilenmemizdir. Birçok farklı fikirler ve yapacağımız işte bizi çözümsüz karmaşalara sokabilir. Bu, hayatın her alanında karşımıza çıkmaktadır.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İş Yerinde Motivasyon

Örneğin; ticaret alanında hedef belirleyen, bir insana, yapamayacağını veya boşa çabaladığını söylemek, o insanın kendine olan güveninin yıkılmasına sebep olabilir. Özgüveni olmayan kişi dolayısıyla böyle bir durumda belirlediği hedefe ulaşmak konusunda cesaretsiz kalıp, fikirlerinden ve hedeflerinden vazgeçer.

Aynı örnekten yola çıkarsak, bu sefer tam tersi olarak bu kişiye olumlu yönde destek verildiğinde, onun başarabileceğini hissettirmemiz ile, bu sefer kişi özgüveni olumlu yönde etkileneceğinden, hedefinden veya fikirlerinden sapmayacaktır. Güven oluşturmak için yapıcı olmak gerekir. Cesareti kaybolan bir insanın güveninin varlığından bahsetmek biraz zordur.

Buna benzer pek çok örnek gösterilebilinir. Bu örnekler neticesinde özgüven ve girişimcilik ile çevresel faktörlerin, kişinin yaşamına ne kadar etki ettiği çok net biçimde görülebilmektedir. Hayatımız boyunca her zaman özgüvenimizi kıracak olaylar ve insanlarla ister istemez karşılaşacağız. Bizim yapmamız gereken şey, kırılmaya çok müsait olan özgüvenimizi bu çevresel faktörlerden mümkün olduğunca korumak, “Yapamazsın.”, “Beceremezsin.”, “Kazanamazsın” diyenleri duymamaktır.

Özgüven ve Girişimcilik İlişkisi

Girişimcilik en basit tanımıyla yeni bir iş başlatmaktır. Bu bir dükkan açmak, başka bir iş koluna geçmek, yeni bir ürün ortaya çıkarmaktan tutun da aklınıza gelen bir çok şey olabilir. Ancak girişim yapmak her zaman zordur. Çünkü girişim yapmak her zaman riskli ve korkutucudur.

Girişim yapmak için ihtiyacınız olan şeyler, yeni bir fikir, genellikle sermaye ama en çok özgüvendir. Özgüven ve girişimcilik neden bu kadar birbirine bağlı hiç düşündünüz mü?

Girişimciler Neden Özgüvene İhtiyaç Duyar?

ozguven-ve-girisimcilik-3

Örneğin, aklınızda emin olduğunuz bir iş fikri var. Sermayeniz de uygun ve bu işe girişmek istiyorsunuz. Öncelikle ailenizle, arkadaşlarınızla bu işi konuşacaksınız tabii ki. Mesela babanıza bu fikrinizi anlattığınızda size “O iş tutmaz, paranı çar çur etmiş olursun. Yapamazsın, bu işten kazanılmaz.” dediğini düşünün. Ne hissedersiniz? Aklınızda fikirden uzaklaşır mısınız? Ya da tamamen yapmaktan vazgeçme ihtimaliniz var mı? İşte özgüveniniz bu noktada devreye giriyor. Eğer yeterli özgüvene sahipseniz, kendinizden ve fikrinizden eminseniz babanızın ya da her hangi başka bir kişinin söyleyeceği bütün olumsuz lafları, sadece birer uyarı olarak alır ve yolunuza devam edersiniz.

Özgüven ve girişimcilik ayrılmaz bir ikilidir. Çünkü, her girişiminizde ya da her girişim denemenizde mutlaka bir ya da bir kaç kişi olumsuz konuşacaktır. Özgüveni yetersiz olan insan bu olumsuzluklardan etkilenecek hatta belki hayatının fırsatını özgüven eksikliği yüzünden yitirecektir.

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sınav Kaygısı

Tıpkı çözülemeyen matematik problemini çözen öğrenci hikayesinde olduğu gibi… Sınıftaki diğer öğrenciler o problemi çözmeyi hiç denemediler çünkü onlara çözülemeyecek bir problem olduğu söylenmiş ve özgüvenleri kırılmıştı. Düşünüldüğü zaman bu hikayede problem çözmek neyse, gerçek hayatta girişim yapmak da aynı şeydir. Başarılı olmak için, yapılamayacağını söyleyenleri duymamanız ya da duymazdan gelmenize yetecek kadar özgüvene ihtiyacınız vardır.

İşte bu yüzden özgüven ve girişimcilik birbirinden ayrı düşünülemez.

Her insanın kendisine yapması gereken en büyük yatırım özgüvenini geliştirmek için çalışmaktır. Önce “Ben”i oluşturmak, kendinize güveni sağlamak kendinize yapacağınız ve hayatınız boyunca minnettar kalacağınız yatırımlardır.

GİRİŞİMCİ KİŞİLERE POZİTİF YAKLAŞMAK, ÖZGÜVENİ BESLEMEKLE OLUR

Herhangi bir konuda atılım yapmak isteyen insana, yapamayacağını söylemek yerine, sonuçlarını kendisinin görmesini sağlamak; o insanın hem cesaretini, hem de güvenini beslemek olur. Bu durumda dikkat etmemiz gereken husus, o kişiye pozitif yaklaşım sağlamak adına her fikrine olumlu yönde telkinlerde bulunmamaktır. Sırf güvenini beslemek ve cesaretlendirmek için her söylediğine katılmak büyük hata olur. Herhangi bir hatayla karşılaşıldığında ise, sitem eder gibi söylemlerde bulunmak yerine, görülen hataları fark etmesini sağlamak da başarısına yardım etmek olur.

Özgüven ve girişimcilik konusunda pek çok kişi özgüveni olsada maddi yetersizlikten dolayı bir girişimde bulunamamaktan şikayet eder. İş yeri açma fikri olan bir insan için, maddiyat muhakkak önemlidir. Ama yapılacak iş için yetenek, bilgi ve cesaret varsa, bunları bir araya getirmek için de maddiyat varsa, ancak o zaman o insan hedefine ulaşabilir. Eğer hayatta başarılı olmak istiyorsanız ve hangi konuda başarıyı yakalayacağınıza inanıyorsanız, o konuyu denemelisiniz. Önce kendinize güvenmelisiniz. Başkasının fikriyle hareket eden insanlar, kendi hayatlarını yaşayamazlar. Kendi başarınız için, kendi güven ve cesaretinizi kullanmalısınız. Zira sizi eleştiren ve istemeden de olsa başarınızı baltalayan yüzlerce insanın olumsuzluklarıyla mücadele etmek zorunda kalırsınız.

 

Bir önceki yazımız olan Ergenlerle İletişimimiz Nasıl Olmalıdır? başlıklı makalemizde ergenlik, ergenlik dönemi ve ergenlikte nasıl davranmalıyız hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yap